YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







İNSANIN KENDİ BEYNİYLE KAVGASI
Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 19/07/2011 | Saat: 18:31

Bugün hiçbir şey yazmak gelmiyor içimden. Yazmak gelmiyor, çünkü beynim ellerime hükmedemiyor, beynim üretip, ürettiğini yazması için kalemime talimat veremiyor. Beynimin bir yanı yaz diyor… Diğer yanı ise; “bunca yıl yazdın çizdin de ne oldu, ne değişti bu güzelim ülkede ve Adana’ da” diyor… Ve devam ediyor: Herkes sistemin yanlışlığını ve çarpıklığını, düzeltilmesi gerektiğini kabul ediyor ama sorumluluğu bir başkasına atıyor, çözümü başka yerde arıyor.

Bir toplumun büyük çoğunluğu yanlış yapmayı alışkanlık haline getirmişse o toplumda yanlış meşrulaşır. Birileri bu yanlışı toplumun yüzüne geri yansıttığında o toplum önce aptallaşır, suçluluk psikozuna girer, ancak bu arada toplumun savunma psikolojisi devreye girer, kendisini savunur ve yanlışı geri yansıtan kişi aykırı duruma düşer.

Bunun ne demek olduğunu bilen bilir. Herkes sana merhaba der, içinden hayranlıkla karışık kıskançlık duyar. Bir süre sonra kıskançlık ağır basar ve aleyhine dönebilir. Bu çok doğal bir davranıştır. Ya suçunu kabul edip senden özür dileyecektir ya da bir punduna getirip fırsatını bulduğunda, bir başka alanda sana saldıracaktır.

Alışmalısın susmaya ve yalnızlığa diyor ve devam ediyor: Yalnızlığa alışmak... Türkiye'de yaşayan, düşünen, tartışan, ülkesinin geleceğine yönelik aydın sorumluluğunu hisseden herkesin yabancısı olmadığı, yakından bildiği bir duygu, bir gerçek. Olması da çok doğal. Çünkü farklı düşünceye yer yoktur bu ülkede. Gavurun ekmeğini yiyen, gavurun kılıcını çalmak zorundadır bu ülkede. Bunu yapmayan, “ben bireyim, benim de düşüncelerim vardır, farklılıklardan zenginlik doğar, dünya tarihi böyle gelişip serpilmiştir” diyen insanlar ise dışlanacaktır ve alışacaktır yalnızlığa ister istemez. Ve sırt çantasını her daim hazır tutacaktır… Sırt çantasını hazır tutup yalnızlığa alışmak bile şanstır aslında. Geçmiş dünya tarihi, bu şansı bile yakalayamayıp “dünya dönüyor” dediği için kellesini zor kurtaran, “en el hak” dediği için kellesini veren insanların tarihidir.

Beynimin bir yanı yanıt veriyor: Ama dünya da bu insanlar yüzünden gelişmiştir. Bu insanlar “ben yanmazsam, sen yanmazsan nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa diyerek” dünyayı değiştirmenin bedelini canlarıyla ödemişlerdir. Dünyayı değiştirmek için gerekirse can vermeye değmez mi?

Bela bir soru, evet ya da hayır demek çok zor. Ama o ısrarını sürdürüyor. Bu ülkeye, bu topluma, üyesi olduğun kurum ve kuruluşlara ve onların üyelerine karşı sorumlulukların var diyor. Bulunduğun her ortamda, her çevrede ve durumda, sorumluluk alıp gereğini yerine getirmelisin… Sorumluluk; kişinin üzerine aldığı her şeyden, üstlendiği görevden, kullandığı yetkilerden dolayı hesap vermeye hazır olması demektir. Sorumluluk almış insan hesap verir; kendi bilinci, gücü ve eyleminin sınırları içinde olaya sahip çıkar. Sorumluluk almamış kişi, söz konusu şeye sahip çıkmaz. Konuyu kendi bilinci ve eylemi dışında tutar. Sorumluluk-özgürlük ilişkisi Özgürlük; ancak sorumluluk temeli üzerinde yaşayabilir. Sorumluluk olmadan yaşayamaz. Sorumluluk, özgürlüğün diğer yarısıdır. Yani, sorumluluk ve özgürlük baş başa gitmek zorundadır. Sorumluluk almayan insan özgür olamaz.

Temel sorunlardan birisi; insanlarımızın yetişkin özgürlüğü isterken, çocuk sorumluluğu göstermesidir. Yani, bütün hal ve hareketlerinde, oturduğu koltukta aldığı tüm kararlarda, neredeyse sınırsız özgürlük istiyor. Ama iş sorumluluk almaya gelince yan çiziyor. Kepçeyle isterken kaşıkla bile vermek istemiyor. Sorumluluğun gelişmesi için yetişilen ortam önemlidir. Yetiştiği ortamda seçim yapma ve yaptığı seçimin sonuçlarından sorumlu olma fırsatı verilmemişse, kişide sorumluluk duygusu gelişemez. Bu nedenle, düşüncelerini söyleme ve uygulama olanağı verilmeyen ailelerde çocuklar olgunlaşamazlar. Seçim - özgürlük ilişkisi önemlidir. İnsanın ne kadar seçeneği varsa, o kadar özgürlüğü var demektir. Sorumluluk Alanla Almayanın Farkı Kendi seçimlerinden ve kararlarından sorumluluk alan kişi;
1. Karar verirken, o konuda neyi ne kadar bilip bilmediğime önem verir.
2. Bilinci eyleme dönüştürebilme özgürlüğü olduğuna inanır.
3. Bilinci eyleme dönüştürebilme gücü olduğuna inanır.
4. Neyi, ne kadar, ne zaman, nasıl yapacağına dair gerçekçi bir algılama içinde olduğuna inanır.
5. “Bu benim hayatım” diyebileceği bir gelecek için kişisel bütünlük içinde olması gerektiğine inanır.

Sorumluluk almayan insanın; 

  • Neyi, ne kadar, ne zaman, nasıl yapacağına dair sınırları belirgin değildir. 
  •  Kendi özüyle ilişkisi kesilmiştir.

Son sözü: Özgür olmak istiyorsan sorumluluk almalısın, sorumlu davranmak istiyorsan yazmalısın, diyor. Diğer yanı durur mu, hemen yanıtlıyor: Geç bu entelektüel lafları… Sorumluluk al, yaz, öner ve çoğu zaman haklı çık… Senin haklılığın insanların çıkarlarıyla örtüşmüyorsa aykırı düş ve sırt çantanı sürekli hazırda tut. Sığın kendi dünyana, ışık bile sızdırmayacak şekilde çek perdeleri ve yaşa yalnızlığı… Velhasıl beynimin sağ ve sol yanı sürekli kavga ediyor. Sürekli dırdır, sürekli hırgür var beynimde. Beynimin bir yanı diğer yanıyla çatışmalı, ben ise her iki tarafla. Taraflar arasında barış ne zaman sağlanacak, bekleyip göreceğiz…

Mahmut TEBERİK



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>