YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







SONUNDA BUNU DA GÖRDÜK YA!…
Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 18/07/2011 | Saat: 00:04

DTK(Demokratik Toplum Kongresi) açıklama yaptı: “Kürt halkı olarak demokratik özerkliğimizi ilan ediyoruz.”

İçim acıyor! Kolum, bacağım, başım değil; içim, ruhum acıyor. Son günlerde yaşanan olaylar ve geldiği nokta… Bu olayları kendine “aydın” diyen bazı vatandaşlarımızın benden çok farklı yorumladıklarına eminim. Toplumun kültür, din, dil, ırk, … gibi temel unsurlar açısından bölünmesini, ayrışmasını demokrasi gereği sayanlar var. Ben ise korkuyorum. İnsanların birbirlerinin benzer yönlerinden önce farklı yönlerini görür olmalarını yanlış ve tehlikeli buluyorum.

Son 30 yılı aşkın bir zamandır süregelen bu olayların zaman zaman azaldığı veya arttığı dönemler oldu. Devleti sadece askeri tedbirlerle bu sorunu çözmeye çalışmakla suçlayanlar bölgeye alt yapı çalışmaları için kurulan şantiyelerin bombalandığını, bu bölgede işçi, mühendis, öğretmen, imam,… gibi görevlerde çalışanların kaçırıldığını, öldürüldüğünü nedense hiç hatırlamazlar. Bölgeye yapılacak yatırımlar için devletin sunduğu çok önemli ayrıcalıklara sahip destekleri alan bölge insanının bu paraları başka amaçlar için kullandıklarını veya kullanmaya zorlandıklarını da söylemezler.

Bugün gelinen noktayı doğru değerlendirebilmek için son günlerde yaşanan olaylara kısaca bakmakta yarar var:

Tarih: 12 Temmuz 2011

BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş diyor ki, “Blok, Türkiye demokrasisi açısından şanstır, karartılmasına izin vermeyeceğiz. AKP tarafından iyi anlaşılması lazım”. Blok dediği BDP, DTK başta olmak üzere tüm etnik Kürtçülük unsurları. Ardından, demokratik özerkliğin, Kürt halkının siyasi statüsünü de çözeceğini, devletle olan hukukunun netleşeceğini, Kürt sorununun da siyasal açıdan tümüyle çözülmüş olacağını eklemiş. Toplantı salonunda Kürtçe ve Türkçe yazılı “BDP grup toplantısı” yazısı da yer almış.

Tarih: 13 Temmuz 2011, Saat 21:00

Tunceli-Ovacık karayolunda seyir halinde bulunan ve içerisinde 3 vatandaşın bulunduğu sivil bir araç, Ovacık'ın 5 km doğusunda bölücü terör örgütü mensupları tarafından durdurulmuş. Araçta bulunan 2 vatandaşı yanlarına alan teröristler bölgeden uzaklaşmışlar. Askeri birlikler tüm bölgede arama yapıyor.

Tarih: 14 Temmuz 2011, Saat 14:45

Kaçırılan askerleri arama çalışmalarına katılan askeri birliğe teröristler saldırdı. Silvan ilçesi kırsal kesiminde teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 13 asker şehit oldu. Çatışmada yaralanan askerlerden durumu ağır olan 2'si GATA'ya sevk edildi, durumunun iyi olduğu söylenen 4 yaralının Diyarbakır Asker Hastanesi'nde tedavisi sürüyor.

Tarih: 14 Temmuz 2011

Bu olaylar yaşanırken DTK, BDP Diyarbakır İl Başkanlığında yaklaşık 6 saat süren bir toplantı yaptı. DTK’nın bu olağanüstü toplantısında “Kürt halkı olarak demokratik özerkliğimizi ilan ediyoruz” kararı oy birliği ile çıktı. 850 delegenin katılımı ile alınan kararın gerekçelerinin açıklamasında şu hususlar vurgulandı:

§         Devam edecek çözümsüzlüğün,Türkiye ve Kürdistan açısından her bakımdan çöküntü ve yıkım anlamına geleceği,

§         Kürt sorununun Kürtlerin halk olmaktan kaynaklı haklarını kullanamamalarından kaynaklandığı ve çözümün Kürtlerin halk olarak tanınması, Türkiye halklarıyla birlikte eşitlik temelinde statüye kavuşmalarıyla ancak çözüm bulabileceği,

§         Kürt halkının artık ulusal varlığını tehdit eden politikalar karşısında statüsüz bir halk olarak yaşamak istemediği,

§         İnkar ve imha politikası temelinde kurulan siyasi statüsüzlüğü Kürt halkının reddettiği, özgürlük temelinde kendi toplumsal demokrasisini de kurarak yeni bir statüye kavuşturmak istediği,

§         Kürt halkının kendini yönetme güç ve iradesine sahip olduğu,

§         Demokratik özerkliğin,

o       Sadece Kürt halkı için değil, tüm Türkiye halklarının, farklı kimlik ve kültürlerin kendisini özgürce ifade edeceği ve kendi kendilerini yöneteceği bir çözüm modeli,

o       Tüm toplumların doğal yaşam sistemi,

o       Öz güç ve öz yeterlilik ilkesi esasına dayalı,

olduğu ve bir devleti yıkmak yeni bir devlet kurmak olmadığı belirtildi.

Son olarak dendi ki: “… uluslararası insan hakları belgelerinin tanımladığı haklar ışığında ortak vatan anlayışı temelinde toprak bütünlüğüne ve demokratik ulus perspektifi temelinde Türkiye halklarının ulusal bütünlüğüne bağlı kalarak, Kürt halkı olarak demokratik özerkliğimizi ilan ediyoruz.” Ayrıca, Kürt halkının uluslararası hukukta da yeri olan bu hakkı esas alarak ilan etiği demokratik özerkliği tanıması için uluslararası camiaya da çağrı yapıldı.

Bu olaylara siyasilerden ve toplumun değişik kesimlerinden yorumlar geldi ve gelmeye devam ediyor. İlk tepkiler şöyle:

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül;"Bu saldırılar, devletimizi ve milletimizi, sorunları çözme irademizi asla zayıflatamayacaktır. Bu süreçte tüm siyasal aktörleri de, sorumlu davranmaya, terörü ve şiddeti dışlamaya davet ediyorum."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; "Türkiye, demokrasiden, hukuktan ve kardeşlikten asla taviz vermeden, terörün de, onun gerisindeki güçlerin de üstesinden gelmeyi başaracaktır”.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; "Terörle bir yere varılamayacağı, herhangi bir sonuç alınamayacağı çağdaş dünyanın kabul ettiği bir gerçektir. Bu süreçte önemli olan AKP Hükümeti'nin terörle mücadele konusunda ne yaptığı, hangi adımları attığıdır”.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; "Çok tehlikeli sonuçları olacak bu vahim noktaya gelinmesinin en büyük sorumlusu terörle mücadeleyi zaafa uğratan, PKK açılımı ile bölücü emelleri siyaset sahnesine taşıyan ve İmralı canisi ile Türkiye'nin bölünmesiyle sonuçlanacak gizli siyasi çözüm pazarlıkları yürüten Başbakan Erdoğan ve hükümetidir".

Peki, bu açıklamayı yapan DTK nedir? Bir siyasi parti değildir ama her türlü siyasi faaliyeti yürütmektedir. Hatırlanacağı gibi, 11 Aralık 2009'da kapatılan Demokratik Toplum Partisi'nin yerine kurulmuştu. DTP içindeki ılımlı kanattan olduğu söylenen Türk ve Tuğluk’un milletvekillikleri DTP'nin kapatılması ile sona ermişti. DTK’nın eş başkanlıklarını kurulduğu ilk günden bu yana siyasi yasaklı olan Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk yapıyor. 12 Haziran 2011 seçimlerinde Aysel Tuğluk Van ilinden Ahmet Türk de Mardin ilinden BDP bağımsız milletvekilliği adayı oldular ve seçildiler.

Gelinen nokta sürpriz mi derseniz, aslında olmaması gerekir. Yıllar önce SHP kontenjanından Milletvekili seçilenlerin TBMM kürsüsünde Kürtçe yemin etme girişimleri belki de bugün gelinen durumun ilk habercisiydi. Basında iktidar partisine ve başbakana yol gösteren akıl veren çok. Bunlardan iki tanesini aktarmak istiyorum.

Birinin yazısının başlığı “Anlamsız savaş, popülist siyaset”; yazıda AKP’nin son seçimlerde aldığı oyun ona verdiği güce vurgu yaparak muhalefetin beceriksiz, ordunun da sindirilmiş olduğunu belirtiyor ve diyor ki: “Kürt sorunu babındaki bu mükemmele yakın şartlarda, AKP’nin gül bahçesindeki tek diken, ‘Kürt sorunu çözülmesin ama terör belası son bulsun’ şeklinde neredeyse 30 yıldır aynı insiyaki tepkiyi vermeye devam ede gelen önemli miktardaki Türk seçmenidir.”

Bir diğeri de yazısında başbakana hitaben diyor ki: “Sayın Başbakan; Oyun planınızı bilmiyorum. Ama önemsediğim bir husus var. Yüzde 50 oyla büyük bir seçim zaferi kazandınız. Bu gerçekten çarpıcı bir güç kaynağıdır. Tarihin eli omzunuzda! Ya bu eli hissedersiniz. Ya da tarihi bir barış fırsatı heba olur gider.”

Bu yazarların söylediklerinde bir tek doğru var; o da AKP’nin vatandaştan aldığı yüzde 50 oy desteği. Bu oyların hükümete büyük bir güç verdiği doğrudur ama bu gücü oylarını aldığı vatandaşlara verdiği sözlere uygun bir politika izlemesi kaydıyla.

Vardığımız nokta aslında “ülkenin bölünmesi” girişimidir. Bunun başka hiçbir anlamı yoktur. 30 yıldır bizlerin de “korkulu rüyası” bu idi ve dileriz ve umarız ki, ülkemiz bu duruma düşmez diyorduk. Ama düştü… Şimdi ne olacak, ülkenin bütünlüğü sürdürülebilecek mi? Yoksa bu durum insanlarımızın birbirlerine sabır gösteremeyecekleri günlere bizi götürür mü?

Eminim bazı iç ve dış güçler için özerklik ilanı hakkında söylenecek en doğru söz: “Hayaldi Gerçek Oldu!!!”



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (3) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>