YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BEREKETLİ TOPRAKLAR

Çevre Sorunlarına Toprak Bilimi Gözü İle
Yazar: İBRAHİM ORTAŞ | Tarih: 19/03/2008 | Saat: 00:00

Bugün dünyanın artan nüfus baskısının en ciddi sorunlarının başında gıda güvencesi ve sürdürülebilirlik gelmektedir. Bu anlamda tarım, özelde de toprak kalitesi ve bitki sağlığı önemli bir yer tutmaktadır. Bugün dünyanın tarımsal problemleri doğrudan toprak verimliliği ve kalitesi ile ilgilidir. İnsanlığın beslenme güvencesini sağlamak için doğrudan bitki, toprak ve bunların arasındaki ilişkilerin bütün yönleri ile derinlemesine çalışılması gerekmektedir. 

 Yeryüzündeki bütün canlıların sağladığı gıdaların doğrudan topraktan geldiği dikkate alındığında, insan sağlığı doğrudan bitkinin ve dolayısıyla da toprağın sağlığına bağlıdır. Geçmişte toprağını koruyamamış ulusların yerlerinden ve yurtlarından olduğunu en iyi bilenlerin başında Türkler gelmektedir.

Toprağın iyi yönetilememesi, yanlış işleme, aşırı kimyasal kullanımının yarattığı kirliliğin besin zinciri yolu ile insana kadar ulaşması ve bunun toplum sağlığı üzerinde yaratığı olumsuz etkisinin önü alınamaz bir duruma gelmiştir.

Son iki yüz yılda artan nüfus artışı beraberinde toprağın daha fazla sömürülmesini doğurmuştur. Bununla beraber kimyasal kullanım talebinin artması bitkisel üretimi pahalılaştırmaktadır. Aynı zamanda artan kimyasal kullanımı beraberinde taban sularının kirlenmesi ve besin zinciri yolu ile insan sağlığı yine tehlikelere maruz kalmaktadır.

Bir taraftan yetersiz beslenme, diğer tarafta artan çevre kirliliği ve toplum sağlığının tehlikeye girmesi nedeniyle gelişmiş batı toplumlarının varlıklıları tarafından artan ekolojik ürün talebi bilim adamları için üretim modellerini yeniden gözden geçirme gereksinimi doğurmuştur.

Artan dünya nüfusunun temel ihtiyaçlarını karşılamak için geçen yüzyılda başlayan suni kimyasal gübre ve ilaç kullanımı beraberinde toprak kalitesinin, bitki sağlığı ve nihai olarak toplum sağlığının bozulmasına yol açtığı bugün hepimizin bilgisi dâhilindedir.

Dünyada en çok kullanılan ve ülkemizde petrolden sonra en fazla dış alımı yapılan kimyasalların başında fosforlu gübreler gelmektedir. Dünyada fosfor kaynaklarının hızla azalması konusunda geleceğe yönelik kaygıları ayrıca bilim insanlarını yeni kaynaklar aramaya itmektedir.

Bu kaynakların başında bitkilerin doğal mekanizmalarının belirlenmesi ve bunların yeniden tarımda kullanılması ilk sırayı almaktadır.

Başta yararlı mikroorganizmaların gübre kaynağı olarak kullanılması konusunda son yıllarda yürütülen biyoteknolojik çalışmalar bugün elektron hızı ile ilerlemekte ve hepimizi etkilemektedir.

Ülkemizde de yararlı mikroorganizmaları kullanarak bitkilerin beslenmesi ve çevrenin korunmasına yönelik çalışmalara başlanmış bulunmaktadır. Başta topraktaki yararlı mikrooganizmların yönetilmesi, üretilmesi, ekimi ve dikimi yapılan bitkilerin köklerine yararlı mikroorganizmaların aşılanması, doku kültüründen çıkan bitkilerim rizosfer mikroorganizmalar ile aşılanması, kaya fosfatlarının mikroorganizmalar yardımı ile tarımda kullanımı, mikorizalı fide ve fidan yetiştirilmesi konularındaki çalışmalar üniversitemizde de dünyadaki gelişmelere paralel olarak sürdürülmektedir.

Çoğumuzun uzun zamandır doğada kendi başlarına kayaların oyuklarında, beton diplerinde, açık arazilerde gördüğümüz ve hiçbir girdi kullanılmadan yaşamlarını başarı ile sürdüren bitkilerin nasıl büyüdüklerini sorguladığı olmuştur. Bitkiler milyonlarca yıllık evrim sürecinde kazandıkları bazı yetenekleri ile günümüze kadar varlıklarını sürdüregelmişlerdir. Bitkilerin kökleri ile birlikte karşılıklı yarar esasına bağlı olarak yaşayan ve iyi bir enfeksiyon gerçekleştiğinde bitkinin besin elementleri ve su alımını artıran bitkinin fizyolojini değiştirerek hastalık ve zararlılardan koruyan mantarın adı mikoriza yani kök mantarıdırlar. Son 30 yılda uygulamalı biyolojide en çok ilgi gören konuların başında gelen mikorizanın kullanımı konusunda; biyologlar, ormancılar, tarımcılar ve eköloglar önemli çalışmalar yapmışlardır. Bu gün bu alanda biyoteknoloji ve nanoteknoloji konusu konuşulmaya başlanmaktadır.  

Ülkemiz tarımın bir diğer konusunda artan hastalık ve zarlıları ile ekolojik yönetimler ile mücadele edilmesidir. Doğanın yasalarının belirlenmesi, doğadaki canlıların birbirlerini doğal hayat koşulları içinde birbirlerini kontrol etmesi prensibi olarak bilinen biyolojik mücadele yönteminin tarım bilimine önemli katkısı olmuştur. Kimyasal ilaç kullanılarak doğadaki canlıların özelliklede yaralı mikroorganizmaların toptan yok edilmesi yerine doğadaki mekanizmaların uygulanması ile doğanın bir ahenk içinde korunması ilkesi daha yaşamsal ve kabul edilebilir niteliktedir. Ülkemizde uygulanan bu çalışmaların başarısı bilim insanlarımızın büyük çabaları ile gerçekleşmiştir.

Ülkemizin halen batıdaki ülkeler kadar kirlenmemiş doğasının korunması, ancak ekolojik yaklaşımların uygulanması ile sağlanabilir. Süründürülebilir tarım yaklaşımları anlayışı ile ülkemiz yarınlara daha şanslı girmiş olur.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>