| Kitapların Dili-6 ÇEŞNİ |
| BEYTULLAH OĞUZ |
06/02/2012
|
"Marifet iltifata tabidir" demiş atalarımız; ancak herkes iltifat etme erdemini göster(e)mez. Oysa siz yüce gönüllü biri olarak ziyadesiyle göstermişsiniz bu erdemi. Kadirşinaslığınız için teşekkürler Veli Bey...
|
| ADANA ADRESLERİNİ YİTİRİYOR |
| HAMİT SERBEST |
02/02/2012
|
|
Samih bey, Yazdıklarınız beni de gençlik yıllarıma götürdü. Ne çok kıymetli kültürel varlığımızı kaybettiğimizi kıymetini bilmediğimizi düşündüm. Mavi Köşe Pastanesini şimdi anlatmak isterseniz dizilerin gözde oyuncusu Kıvanç Tatlıtuğ'un dedesi tarafından işletildiğini söylemeniz gerek.
Atatürk Caddesinde yıkılan köşkleri sayarken Sabancıların köşklerini unutmamalı. Şimdiki üçüncü kuşak Sabancıların sanırım bir çoğunun doğduğu veya büyüdüğü evler olmalı diye düsüşünüyorum. Merak ediyorum insan kendi geçmişine dahi saygı duymaz mı? Çocukluğunun veya babasının, annesinin anılarını saklamak istemez mi? O evlerde hiç değerli şeyler yaşamadılar mı ki yerle bir edip yerine apartmanlar diktirdiler? Aynı şeyleri tabii ABD Konsolosluğunun yer aldığı Sabancı Apartmanı için Erciyes Oteli için ve Bossa Fabrikasının Karşıyaka'da bulunan ve yıkılan binası için de sormak gerek. Teşekkür ederim. Saygılar
|
| İNGİLİZCEYİ ÖĞRETTİK SIRA ARAPÇADA |
| HARİKA UFUK |
01/02/2012
|
Değerli arkadaşım, size yürekten hak veriyorum. Önemli bir konuya parmak bastığınız için de sizi kutluyorum.
|
| YENİ BİR YILA GİRERKEN |
| VELİ BİLİCİ |
29/01/2012
|
Harika bir yazı, rüyada gibiydi insan. Dil ve anlatım capcanlıydı.Tebrikler.
|
| Hadi fala inanma |
| SİDAR AKIN |
29/01/2012
|
Hatıra daha önce Hayalim cafe de idi, bugün gittik ama kendisini bulamadık oradan ayrılmış, Süleyman Demirel'de bir cafe de ama hangi cafe keşke cafe adını da yazsaymışınız
|
| Kitapların Dili-6 ÇEŞNİ |
| MEHMET ATEŞ |
28/01/2012
|
|
VELİ BEY SİZLERE SAYGI SEVGİ VE HÜRMETLERİMİ SUNARAK SÖZÜME BAŞLAMAK İSTİYORUM ÇEŞNİ İÇİN YAZDIĞINIZ GÜZELLİKLER İÇİN ÇOK TEŞEKÜRLER. OKUL İDARESİ OLARAK BAŞTA OKUL MÜDÜRÜMÜZ İBRAHİM GEÇİOĞLU VE BİZ MÜDÜR YARDIMCILARI ÖĞRETMENLERİMİZİN VE ÖĞRENCİLERİMİZİN HAYALLERİNİN ÖNÜNÜ AÇMAYA ÇALIŞIYOR ONLARININ HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMELERİNE KATKI SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ. NE KADARINI BAŞARABİLİYORUZ TAKDİR ÖĞRETMEN ÖĞRENCİ VE VELİLERİMİN..... AMA EMİN OLUNUZ Kİ BU DÜŞÜNCELERLE HAREKET EDİYORUZ. ÇEŞNİ İÇİN KIYMETLİ ZAMANINIZI AYIRIP DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİZİ KALEME ALMANIZA ÇOK SEVİNDİM. SAĞOLUN SAYGIDEĞER HOCAM. İLTİFATLARINIZA ARKADAŞLARIM ADINA TEŞEKÜR EDİYORUM .
|
| Sanki Ben Karne Aldım |
| VELİ BİLİCİ |
24/01/2012
|
|
Evet, öyle güzel bir başlık atmışınız ki yazınıza "Sanki Ben Karne Aldım" . Aslında çocuklarımız adına düzenlenen karnelerin asıl sahipleri biz velilerdir. Hatta hatta bu karneler biraz da öğretmenlerin, yöneticilerin, müfettişlerin de karneleridir. İsterse kabul etmesinler. Bu karneler tüm toplumun göstergeleridir geniş ve derinlemesine düşündüğümüzde. O yüzden sevinç ya da üzüntü yine hepimizindir. Rus yazar Grygory Petrov"un şu cümlesiyle noktalayalım mı? " Çocukların eğitilip eğitilmemesi, yalnız anne babayla ilgili bir konu değildir.Aynı zamanda toplumu ve devleti de önemle ilgilendiren bir konudur" der. Sevgili Simay ve ailesine bu vesileyle de tüm Adanalı ailelere ve öğrencilere birlikte güzel bir tatil geçirmeleri temennisiyle ...
|
| ŞİİR - OĞLİŞ |
| BİRCE KAHRAMAN |
11/01/2012
|
Yine cok cok guzel olmus..
|
| 2012 Yılı Hepimize Kutlu Olsun Huzur Getirsin |
| MUSTAFA ÇAKMAK |
06/01/2012
|
Sn. Hocam,
Yazınız ve iyi dilekleriniz için teşekkür ediyorum.
Yazılarınızın birinde şu konuya değinmenizi ve bir yazı ile tüm yetkilileri bir defa daha uyarmanızı rica ediyorum.
Konu şudur:
Adana- Tarsus-Mersin eski E-5, yeni D-400 karayolu boyunca ve Ceyhan istikametinde çok verimli tarım toprakları üzerinde, asvaltın alt ve üst tarafında olmak üzere, 80-100 Km. boyunca yüzlerce, hatta binlerce sanayi tesisi, depo, atelye yapıldı. Bu tesislere çok çok para harcandı.
Bu tesislerin arıtmaları, temiz suları, alt yapıları yoktur. Çok verimli tarım toprakları üzerine inşa edilmiştir. Yerel yönetimler bunlara nasıl müsaade edip iskân vermiştir? Hacı Sabancı Org. San. Bölgesi ve Tarsus- Mersin Org. San. Bölgesi ne diye yapıldı. Bunların her türlü alt yapısı hazırlanmadı mı?
Çevreye duyarlı bir vatandaş olarak kötü yapılaşmaya ve plansız kentleşmeye çok üzülüyorum.
Saygılarımla...
|
| KENDİNİ YENİLEYEBİLMEK - YILMAZ ARGÜDEN |
| VELİ CUMA |
03/01/2012
|
Evet. örnek olarak ben. 46 yaşımda emekli olmak zorunda kaldım. Oysa en verimli çağımda olduğumu düşünüyordum. Sınıf öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, Adana, Tunceli, Kilis il milli eğitim müdürlüğü, Ankara'da geçici görev, gözlem, deneyim, birikim. Bende var, yurdumun ihtiyacı var ama ne yazık ki buluşamıyoruz.
|
| EKOLOJİK KÖPRÜLER |
| TEYFİK KISACIK |
03/01/2012
|
güzel ve manalı yazınızdan dolayı kutlarım. ümit ederim toroslardaki bu güzel manzaralar bir gün turizim bölgesi olarak turizim bakanlıgı tarafından degerlendirilir. kış ve yaz turizmi için bu bölgenin çok ideal oldugunu düşünüyorum.
|
| ADANA'DA ÜCRETLİ OTOPARK UYGULAMASI-SON KEZ |
| HAYRETTİN ACI |
30/12/2011
|
Sevgili hocam anladım ki bu parkomat uygulaması sizin ve babamın ortak sorunu babam (İsmail Acı) ATO meclis üyesi ve İl genel meclis üYE sidir aynı zamanda hala parkomat uygulaması devam eden Kızılay Caddesinde kendi özel otoparkı da olan bir iş yeri sahibidir Aynı zamanda AKİAD Yönetim kurulu üyesidir.
Parkomat uygulamsı cadde esnaflarını da şiddetle rahatsız ettiğinden gerek SN Zihnı Aldırmaz Beyin ATO ziyaretinde gerek grup başkan vekili sıfatı ile il genel meclisinde konuyu ve rahatsızlıgı dile getirmiştir.Dolayısıyla ikinizede mücadelenizde başarılar diliyorum ve destekliyorum.
|
| İSTANBUL... |
| PELİN DEMİRTÜRK |
29/12/2011
|
Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.
Ümit Yaşar Oğuzcan
|
| EKOLOJİK KÖPRÜLER |
| ENGİN SARIALİ |
26/12/2011
|
Kafese tıkılmış kuşlar, arslanlar, canlılar... Biz insan olarak özgürlüğü sadece kendimize değil de bütün canlılara ait olduğunu gördüğümüz zaman gelecek nesile güzel dünya bırakabiliriz, geç olmadan... Yazınızı çok beğendim. Farkı yaratan ayrıntılardır, özellikle doğa işin içine girince bu ayrıntılara da çok dikkat etmeliyiz.
|
| Eleştirebilmenin Dayanılmaz Hafifliği |
| HAMİT SERBEST |
17/12/2011
|
Sayın Yılmaz, Yazınızı zevkle okudum. Çok doğru tespitler yapmışsınız. Yazının başında soruyorsunuz: "Bir kimseyi veya partiyi neden eleştirmez insan?" Cevabını da veriyorsunuz: "Ya korkuyordur ya çıkarlarına terstir." Üçüncü bir ihtimalin de olmadığını yazmışsınız ama bence var. Eğitim sistemimizde aile içinden başlayarak çocuklar kişilikleri bastırılarak büyütülürler. Önceleri anne-baba ve aile büyükleri, sonraları öğretmenleri ve daha sonra da çevresi hep baskılar. Aykırı bir şey yapana, söyleyene, düşünene toplumumuz iyi gözle bakmaz. Hatta sorgulayan insanı da sevmeyiz. Şimdi düşünün ki; tepesine vurarak yetiştirdiğiniz genç büyüyüp adam(!) olunca bir yanlış gördüğünde masaya yumruğunu vursun istiyorsunuz. Vuramaz. Çünkü ona verilen terbiyede "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" felsefesi var. Saygılarımla,
|
| ATATÜRK BUGÜN YAŞASAYDI................ |
| ÖMER ÖZGEN |
16/12/2011
|
ÖZCAN BEY MERHABA, GENE Kİ BU GÜNLERİ GÖRMEMİŞ YOKSA HERGÜN ÖLÜRDÜ. BİZİM İÇİN NELER ÇEKMİŞ NE ZOR GÜNLER GEÇİRMİŞ. EN İYİSİ İÇİMİZDE YAŞAMASI.
|
| SOLUK FOTOĞRAFLARIN ANLATTIĞI ADANA ÖYKÜLERİ – I |
| VELİ BİLİCİ |
10/12/2011
|
“KABINA SIĞMAYAN ADAM”
Adana’yı mevcut ve gelecek nesillere anlatan Soluk Fotoğrafların tercümanı “KABINA SIĞMAYAN ADAM” Haluk UYGUR Bey’in Adana’ya hizmetleri ….
Doğduğum yer değil ama doyduğum yer, daha ötesine gidersek çocuklarımın doğduğu yer, çok güzel günlerimin geçtiği güzel yer, Adana ile ilgili Haluk UYGUR Beyefendi’nin çok leziz yazısı ile Adana Tarihi ile ilgili bir araştırma yaparken karşılaştım internet sayfalarında. Bu sayfa-adres tanış bir adresti… Adana Fikir Platformu. Zevkle, tadarak okudum.
Adana Kalesi’nin mevcudiyetinden bahsederken iki kapısı Kale Kapısı ve Tarsus Kapısı dışında kuzey tarafından mevcut adliye binasına çıkan bir kapının ve güney tarafından da Yağ Camii’nin güneyindeki … Camiinin güneyinden güneye açılan bir kapısı olma ihtimali üzerine yani Adana Kalesi’nin en az dört kapısı olması gerektiği savı üzerine bir fikir yormaları ve Soluk Fotoğrafların anlatımına zenginlik katmaları için Seyhan Nehri’ne iki kaşık maya katmak düşüncesiyle…. Selamlıyorum kendisini.
Haluk UYGUR Bey; kabına sığmayan adam desem yerinde olur mu bilmem? O bir doktordur, bir fotoğraf sanatçısıdır, bir organizatördür, bir öğretmendir, bir eğitimcidir,bir tarihçidir, bir kişisel gelişimcidir, bir yöneticidir. Aspirin gibidir.…… Benim bildiklerim bu kadar…. Bilemediğim meslekleri de var mıdır? Bu kadar mesleği uhdesinde toplayan kaç kişi var aramızda?... Farabi’yi rahmetle yad etmek varmış …...
Veli BİLİCİ
|
| İKİ ŞİİR - AKŞAM SAATLERİ VE VASİYET |
| VELİ BİLİCİ |
10/12/2011
|
Müthiş bir betimleme. Öyle manzaralı bir köşk gibi. Salkım söğüt dalları altında bir mekana uzanası geliyor insanin. Tebrikler. Aşık Gülabi'nin bir eserine götürdü bu güzel Vasiyet'iniz.
|
| 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİNDEN SONRA |
| HAMİT SERBEST |
29/11/2011
|
Çiğdem hanım, bu yazınızı sanki Van'da deprem olacağını bilerek yazmış gibisiniz. Ama söylediğiniz gibi 1999 yılından bu yana ne değişti ki Van depreminden bu yana bir şeylerin değişmesini bekleyelim.
Üstelik son depremin ardından yaşananlar ise tam bir trajedi ve aynı zamanda da bir komedi.
Vatandaşa yardım dağıtmaktan aciz duruma getirilen bir Kızılay ve vatandaşların bağışladığı milyonlarca liranın ne olduğunun bilinmezliği.
Aklınıza ve kaleminize sağlık, dilerim ders alırız.
Saygılarımla
|
| Memedin Mektubu |
| ALİ ERGÜNAY |
29/11/2011
|
İsmini hatırlayamadığım Çağımızın filozoflarınan biri şoyle diyor din olamasa idi iyi insanlar iyi şeyleri kötü insanlar kotü şeyleri yapmaya devam ederdi. İyi insalara kotü şeyleri yaptırmak ancak din ile olur. Sıvasta Cuma namazından çıkan insanlar hepsi de dindar mütevazi iyi birer eş ve aile babası idiler çalışıp çoluk çocuğunun rızkını helal yoldan kazanıyorlardı. Ancak onca insanın yakarak canına kıyanlar da onlardı.
|
| DERSİM |
| ATALAY KONUR |
28/11/2011
|
tarihten özür dilenmez.geçmişten ders alınır ve yanlışlar tekerrür ettirilmez.insan tekamül eden canlıdır. Yanlışları bırakıp adam olmaya bakmalı.yanlış yapanlar allahtan özür dilesin yeter.asi.isyankar.hain,bölücü teröristlerin özürü zaten kabul olmaz..Bunlar adam olmazki zaten
|
| DERSİM |
| SEHER KOZACIOĞLU |
28/11/2011
|
Medyada yazılıp söylenen onca saçma sapan bakış açılarından ve değerlendirmelerden sonra ilk kez olayı, o günün şartlarını her yönüyle dikkate alan, Siyasi Tarih, kültür ve Sosyolojik açıdan akılcı ve bilimsel yöntemle değerlendiren bir yazı okumanın mutluluğunu duydum. Teşekkür ederim.
|
| MİLLETVEKİLLERİNE AÇIK MEKTUP!.. |
| ALİ ALPER ÇETİN -ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ BAŞKANI |
27/11/2011
|
Sayın Halil ARIK,
Elinize, kolunuza, yüreğinize sağlık...Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler kanunlarının antidemokratiklikliğini iki cümle ekleseydiniz mükemmel olacaktı...Yine harikasınız bu ders böyle verilir...
|
| Öğretmenim Ölmeseydi... |
| VELİ BİLİCİ |
27/11/2011
|
ÖĞRETMENİ(NİZ)M ÖLMESEYDİ
Onca yoğun işlerim arasında e-mailimi açtığımda karşılaştığım “Öğretmenim Ölmeseydi” adlı yazınız öğretmen olduğumdan mı? Kilis’te seve seve dört yıl çalıştığımdan mı? Kilis’i, Kilis halkını ve Kilisli öğretmen arkadaşlarımı çok sevdiğimden mi ? Bilemem. Hele Kartalbey İlköğretim Okulu başlıbaşına bir ekoldür, Kilis’in tüm okullarının olduğu gibi… Kilis gibi bir yer tabirini ise tutmadığımı söylemeden geçemeyeceğim. Kilis’te hakikaten öğretmenler öğretmenlik görevi dışında da çok faaller. Aklıma geleni söyleyeyim bir Vakıf Öğretmenimin sanat müziği alanındaki kabiliyeti çok sanatkarı imrendirecek ölçüdedir. Keza Saniye Öğretmenimin çalışmaları bir harikadır.Hepsini burada sayamayacağım. Hangi birini sayayım Kilis Kültür Derneği’nin önünden geçmek yeterlidir desem nasıl olur bilmem? Sadece öğretmenler değil, terziler, köşgerler…. Her biri ayrı bir kabiliyet.
Yazınız da aslında beni etkileyen asıl neden şudur; babanızın arkadaşı olan Abidin Akçay öğretmenini bir enstrümanı profesyonelce kullanması, öğrencileri bahçeden derse davet ederken çiçek toplar gibi hassas davranması, öğrencilerinin ders süresince hayranlıkla ilgisini çekerek ders işlemesi, öğrencilerinin (özellikle de sizin) hasta oldukları zaman bile okula gitmek için mahsuscuktan iyileşme emareleri sergilemeleri, işte o elleri öpülesi öğretmenler tabirinin gerçek sahibi Rahmetli Abidin AKÇAY öğretmenler gibi öğretmenler sayesinde olmaktadır.
Abidin AKÇAY, sizin de belirttiğiniz gibi adam gibi bir öğretmenmiş. Allah rahmet eylesin.Abidin AKÇAY gibi nice meçhul, adı sanı duyulmamış, bir gün bile anılmamış, övgü, ödül beklememiş nice meçhul öğretmenler vardır hani sizin 3.sınıftaki öğretmeniniz gibi öğretmenleri şöyle bir tarafta tutarsak. Cümlemizi V.BİLİCİ’nin “MEÇHUL ÖĞRETMEN” adlı şiirden alıntı ile sonlandıralım, efendim.
MEÇHUL ÖĞRETMEN
…………………………
Bilgi sunmak,sevgi sunmak
Karanlığa ışık olmak
Dertlerine çare bulmak için,
İçin için...
Yananlardan biri bendim.
Solmasın diye kır çiçeğim,
Gözyaşımla sulamıştım.
Her türlü güçlüğe karşı,
Bilgi ile bezemiştim.
Zorluklara göğüs gerip,
Direndikçe, direnmiştim
Direndikçe, bilenmiştim.
Kır çiçeğine şekil,kıvam
Çeliğe su verircesine...
Sevgi ile mayalayıp,
Bilgileri oluk oluk,
Verenlerden biri bendim.
Ben sadece birisiydim,
Çiçekleri soldurmayan,
Nice irfan çeşmeleri
Nice mum ışığı
Nice gökte yıldız vardı.
Ben sadece birisiydim... V.Bilici
………………………………
Bu satırlar arasından size de bir özel mesaj göndereyim; eğer isterseniz rahmetli Abidin AKÇAY öğretmenle ilgili resim ve bilgi temin etmeye gayret etsem ve sonuçlarını da size ulaştırsam ne dersiniz? Belki Abidin AKÇAY ile ilgili bir tanıtım yazısı da hazırlar bu sayfalarda yayınlarız. Vefa borcumuzu öderiz. Ne dersiniz? Efendim.
Veli BİLİCİ
|
| ŞİİR - OĞLUM |
| DUYGU GÖKGÖZ |
27/11/2011
|
Mesleğinin başında bir edebiyat öğretmeni olarak duygularını bu kadar içtenlikle ifade eden yazarı tebrik ediyorum.Gerçekten anlam yüklü bir şiir.
|